Gece geç vakitlerde arkadaÅŸlarla yapılan ÅŸeyleri özlemiÅŸim… Yurt soylu insanlar olarak, benim gibilerin tarihinde bu tür aktivitelerin çok olduÄŸu da bir gerçek. Kapı kulplarının altına diÅŸ macunu sürmek, yastık savaşı yapmak, geç saatte sipariÅŸ edilen fast-foodları birkaç kat aÅŸağıdan almak ve yemek, yedikten sonra da ketçap-mayonez kokusunu bertaraf etmeye çalışmak…Tüm bunların neticesinde de kaçınılmaz olarak uykusuz kalmak…
Bir arkadaşımın evinde gece yarısına kaldığımda bana ben olduÄŸumu hatırlatacak bir ÅŸeylere ihtiyaç duyduÄŸum olurdu. Özellikle herkes yattığında, ortalık sessizleÅŸtiÄŸinde, o arkadaşımla yapacak bir ÅŸeyimiz kalmadığında ben köşeme çekilir iki satır bir ÅŸeyler karalamak isterdim. Bunu niye yapardım bilmiyorum; belki de evde, kendi sıradan hayatımın sıkıcılığında cazip gelmeyen bir alışkanlığı yeni ve yabancı bir iklime taşıma isteÄŸidir, kim bilir… Ama ben arkadaÅŸlarımla sadece eÄŸlenmek, güzel anları paylaÅŸmak, ufak tefek keyiflerde ve ortak düşüncelerde buluÅŸmak için yan yana gelen biri olma yanlısı deÄŸildim hiç, bu düzeyde iliÅŸki kurduÄŸum insanlarla ortaya bir ÅŸeyler de koymak isterdim; somut bir ÅŸeyler… Çünkü insanın ne düşündüğü önemliyse, neler yaptığı da önemlidir ve bunları kiminle yaptığı da…
Eskiden abimle çayımızı demler, kurgular yapardık. Kafamızda canlandırdığımız olayları, karakterleri ve mekanları birbirimizle paylaşırdık. Bu sadece yazarlık için deÄŸil, insani olarak da tadına doyulmaz bir maceraydı; insan hiçbir zaman hayallerini bir baÅŸkasıyla paylaÅŸtığı andaki kadar samimi olamaz. Bence bu aktivite aynı zamanda bir okuldu; kendi adıma bana hayatı daha derinlemesine kavrama ve karşımdakine aktarma konusunda büyük yardımı dokundu. Hala bir ÅŸeyler karalayabiliyorsam eÄŸer, bu o eski kış gecelerinde abimin anlattığı öykülerin damağımda bıraktığı tat sebebiyledir. Veya eski bir arkadaşımın piyano başına geçip bana kendi bestelediÄŸi bir parçayı dinlettiÄŸi anda ikimizin paylaÅŸtığı o mutluluk; kendi adımıza yaptığımız küçük ama hayatta hiçbir ÅŸeyin olmadığı kadar bize ait olan bir ÅŸey…
Böyle ÅŸeylerin bittiÄŸini düşünüyordum tam da… Herkes iÅŸine gücüne, okuluna askerliÄŸine, kızına kadınına, ekmeÄŸine parasına bakıyordu. Biz ise bilgisayarların başına çöreklenmiÅŸ, adeta kocamıştık… Kimse kimseyi dinlemiyor, bir ÅŸeyler paylaÅŸmıyordu… İçimizdeki uçurum büyüyor, yalnızlığımız artıyordu… Ama bu gece, saat an itibarıyla 02.43 iken, yine bir arkadaşın evindeyken ve yine benden baÅŸka herkes uyurken, o eski ajandalara karaladığım ÅŸiirlerin içinde buldum kendimi, o nemli kağıt hamuru kokan kutsal kış gecelerinin koynunda… Sonra çok ÅŸanslı hissettim kendimi, hala yazabildiÄŸim için, hala zülfiyare dokunduÄŸu için bazı cümleler… Hala hikayesini duyabildiÄŸim için o kadim, okunası kitapların…
Bu gece bu yazıyı yazdığıma öyle sevindim ki…
6 Yorum
Ekrem Özlü
29 Ağustos 2007 günü 18:27 sularında gönderildi.
Belki farkındasın, belki de değilsin bilemem ama buraya yazdıgın herşey giderek daha güzel olmaya başlıyor.
Sana söylemiÅŸtim; ”Fulghum” gibisin.. :))
Erdal ERDOÄžDU
29 Ağustos 2007 günü 19:53 sularında gönderildi.
—insan hiçbir zaman hayallerini bir baÅŸkasıyla paylaÅŸtığı andaki kadar samimi olamaz—
abi ekrem abimin dediklerine sonuna kadar katılıyorum…takipteyim fazla yorum yazmamam yazdıklarını okumadığım anlamına gelmez…
Esra ErdoÄŸdu
29 Ağustos 2007 günü 22:59 sularında gönderildi.
Ömer kardeş
Bir önceki yorumumda da yazdım kesinlikle ÅŸiirlerinide bekliyorum okumak için. Burada yayınlamasan bile mail adresime postalarsan sevinirim. Düz yazı(Günlük,Hikaye) tarzında oldukça baÅŸarılısın,eminim ÅŸiir kurgunda saÄŸlamdır. yazmak bizlerin en büyük ayrıcalığı,bunu sende gayet iyi biliyorsundur. konuÅŸamadığımız,yüreÄŸimizin bir köşesine kafese soktuÄŸumuz her ÅŸey satırlarda ve satır aralarında. Anlayabilenler ise sadece ortak paydaya düşenler…merak ediyorum ben seni okuduÄŸumda hani ortak paydaya takılacağım…
Davud DoÄŸan
30 Ağustos 2007 günü 00:59 sularında gönderildi.
Hocam duygulara tercüman olmak diye işte buna derim ben.
Ömer Özlü
30 Ağustos 2007 günü 02:27 sularında gönderildi.
Esra bana omerozluolmak@hotmail.com’dan ulaÅŸabilirsin… mail adresini öğrenebilirsem çok iyi olur, tekrar teÅŸekkürler…
Esra ErdoÄŸdu
30 Ağustos 2007 günü 15:32 sularında gönderildi.
mail adresim erina…
davet ederim seni msn e.ama bu aralar maalesef sadece mail kısmına bakıyorum.
RSS Beslemesi (Yorumlar) · TrackBack URI
Bir yorum yazın!
Kategoriler
ArÅŸivim
Mutlak Görün
Bilgi
Yazı Takvimi
Son Yazılarım
Son Yorumlar
Çok Tutulanlar
Ömer Özlü kişisel web ve tecrübe paylaşım platformudur. Altyapı olarak Wordpress kullanmaktadır. Kaynak belirtilerek alıntı yapılabilir.