8. 09.

Önce boş bir odadayım. Akşam oluyor. Perdesiz pencerelerde ışık patlamaları. Duvarlarda gölgeler. Parkelerde sunta kokusu. Hiç kimse yok. Dışarı bakmak istiyorum. Ama isli bir gün sonu yalnızlığından ve bir parça Karadeniz çimeninden başka bir şey göremeyeceğim, biliyorum.

Dün Kadıköy’deydim. Garip bir şekilde boş, uykulu sokaklardan geçtim. Lokanta olarak düzenlenmiş eski evlerin arka pencerelerinden içeriye ağaçlar bakıyordu. Bir azınlık sessizliği içinde uyuyan kiliselerin duvarlarına tünemiş kediler geçerken bana baktılar.

Geceydi sonra. Bir yol üstü kasabasıydı. İsim yok. Seni görüyorum. Bir kumarhanede çalışıyormuşsun. Dudaklarında adı söylenmeyen bir sevgilinin sırrı. Yüzü gölgelere gizlenmiş yabancılarla dolu karanlık sokaklardan geçiyoruz. Sen korkmuyorsun, ben ölümüne korkuyorum. Bana sarılmayınca anlıyorum, herşey gerçeğe ne kadar benziyor.

Sonra uyandım. Uzanıp bardağı kaptım ve bir yudum su içtim. Aklımdan evcimen düşler geçiyordu. Doğrulup oturdum. Saatim üç buçuk - dört civarı olduğundan o kadar emindim ki bakmadım bile. Sadece bana neler olduğunu sordum kendime. Beynimde danseden yüzlerce olay, kişi ve mekanın yarattığı kaostan nasıl kurtulabileceğimi düşündüm. Hepsini yazarak ehlileştirmem çok vakit alacaktı. Özellikle seni tam unuttuğum yerden görmeye başladığım bu rüyaları nasıl ıslah edecektim?

Peki Bahariye’den Mühürdar’a giden o yol çok mu gerçekti? Ya Beşiktaş’ta Barbaros heykeline eski bir dostunu tanımış gibi vuran o deli rüzgar? Deliksiz ve rüyasız bir uykudan sonra yüzüme karşıki apartmanın pencerelerinden yansıyan sabah güneşi?

Hangisini ben kurdum bu düşlerin, hangisini sen? Yoksa o pembe fondaki fotoğrafın da bir rüya mıydı?


4 tane yorum to „Rüya“

  1. SİNEM demişki:

    yine çok güzel bi yazı olmuş gerçekten yürekten tebrikler abi:)

    rüyaladan bende çok çektim olmasını istediklerim ve gerçeklerim arasında gidip geldiler gecelerime?
    bazen rüyalarımdaki gibi yaşamak istedim,bazen rüyalarımdakileri…
    nerden gelirlerdi gecelrime gerçeklerden mi, hayallerden mi bilmem ama yaşamak istediklerimde oldular yaşamak istemediklerimden kaçışlarımda…

  2. ömer özlü demişki:

    kardes senın kım oldunu cok merak ettım ısım benzerlıgını anlarımda ısım soy ısım benzerlıgı bu kadarda olmaz dedırttı yane

  3. Ömer Özlü demişki:

    evet hakikaten de öyle. ben de seni tanımak istedim açıkçası. ama bizim köyde de mesela var baya ömer özlü, ben alıştım artık :)

  4. Esra Erdoğdu demişki:

    Rüya yı okuyunca aklıma yıllar önce okuduğum bir kitap geldi. “Sofi nin dünyası ” … Felsefecileri,sofistleri,felesefik süreci anlatan bir kitaptı roman tarzında. Kitapta Sofi nin hayatının içine giren bir adam, herşeyi değiştiriyordu yaşamında Sofi nin. Kitabın sonunda da… Sofi,kırmızı başlıklı kız,yedi cüceler gibi bir kitap kahramanı olduğunu anlıyordu ve kitabın sayfalarından kaçıyordu. Yaşam içindeki yaşam kuramı…

    …An geliyor ve bizler uyanıkken de rüyadamıyız diye kurcalıyoruz hayatı…

Cevap yaz