30. 12.

 okumak.jpg

Bazen gereksiz yere aksileştiğimi farkediyorum. Gazete okumak, haberleri takip etmek bu aksiliğimi körüklüyor, günlük doğrularla yaşama hastalığına kaptırıyorum kendimi. Olaylara soğukkanlı bir bakış açısıyla yaklaşamıyorum, hoşlanmadığım bir şey gördüğümde küfürü basıveriyorum hemen… Bir arkadaştan duyduğum olumsuz bir yorum, kafamın içinde günlerce dolaşabiliyor, bazen o kadar bunalıyorum ki çareyi vurup kafayı yatmakta buluyorum…

Bu durumun sebeplerini düşünürken aklıma çok güzel bir şey geldi, daha doğrusu neyin eksik olduğunun farkına vardım: Eskisi gibi düzenli olarak kitap okumuyorum… Gerçek ve olgun bilginin, yani kültürün tek taşıyıcısının kitap olduğunu unutmuşum galiba… Sadece fındık-fıstıkla yaşamaya çalışan bir adamın açlığı ve huzursuzluğu içindeyim, şöyle güzel bir kitap okumayalı uzun zaman olmuş çünkü… Medyanın insanı aptala çeviren gündemiyle sarhoş, gündelik değerlendirmeler ve sloganlar peşinde koşarken, dayandığı kültürel temelleri görmezden gelen bir ruh haline bürünmüşüm; sakin olmak, rahat olmak, ayağını yere daha sağlam basabilmek için gerekli olan entelektüel birikimi (kelimeyi argodaki anlamıyla çizilen ‘entel’ tipi için kullanmıyorum tabii ki) ihmal ettiğimi itiraf etmeliyim.

Kitaplar ağırbaşlıdır, sakindirler, yalan yanlış bilgilerle dolu bile olsalar dürüsttürler, gazetelerdeki dolambaçlılık onlarda yoktur, niyetleri hemen belli olur. Ne kadar hafif meşrep de olsa ciddi bir emeğin, çalışmanın ürünü olduğu için bir kitap, size en alt düzey estetik beklentilerinizi sunmadan gözünüze giremez. Sadece duygulara değil, akla, şuura ve vicdana da hitap ederler, emekleme dönemindeki zihinlerimizi besleyen tek anne sütü kitaptır. Ve benim fikrime göre, kitap okumak sakinleşmek, sıkıntı verici günlük meşgalelerden uzaklaşmak, kendini dinleyebilmek için de bire bir…

Velhasıl televizyonu açıp her haberin ardından küfürü basmaktansa, çayı demleyip şöyle güzel bir kitabın kapağını aralamakta fayda var. Yoksa ömür boyu ‘bilen adam’ın sahip olduğu rahatlığa bakıp imreneceğiz…


3 tane yorum to „Küfürü Basmamak İçin…“

  1. Davud Doğan demişki:

    Hocam sorma yaa. Absürt bir habere sövmek ayrı mesele, bi de o habere angut angut yorum yapanlara sövmek var. En doğrusu dediğin gibi yapmak.Bir kitabı açıp sonuna kadar okumayalı bayaa oldu.İlk işim bu olacak inşaallah.Tabi vakit bulabilirsem.

  2. alper demişki:

    ünlü bir söz var “hiç bir sey okumayan adam sadece gazete okuyan adamdan daha kültürlüdür” diye. yanlış hatırlamyorsam thomas jefferson soylemiş.

  3. Ömer Özlü demişki:

    hehe, çok güzel bir sözmüş alper….

Cevap yaz