22825.jpg

8-0′lık Liverpool maÄŸlubiyetinden sonra kamuoyunun terbiyesizliÄŸe kadar varan tepkileriyle karşılaÅŸan BeÅŸiktaÅŸ hakkında duyduÄŸum en küstahça yorum, en ummadığım adamdan gelmiÅŸti. Arsenal’in yıllanmış menajeri Arsene Wenger ‘BeÅŸiktaÅŸ gibi zayıf takımlar Åžampiyonlar Ligi’ne alınmamalı.’ gibi bir laf etme cüretinde bulunmuÅŸtu. Kimin lige alınıp kimin alınmayacağına karar verme, hatta karar vericilere - ki öyle bir zümre de yok - tavsiyede bulunma utanmazlığını da ancak küstah bir İngiliz takımının hocası gösterebilir zaten. Siz iki ön eleme turu oynayacaksınız, bu 4 maçta yenilmeden Åžampiyonlar Ligi vizesi alacaksınız, sonra puanı sebebiyle lige 4 takımla katılan bir ülkenin hocası sizin varlığınızdan  şikayet edecek! Yok öyle yaÄŸma, sıfır puan çekmek dahil bütün haklarımız saklıdır!

Tabii ki küstahlık ve terbiyesizlik bununla sınırlı deÄŸildi, Türk medyasının linç giriÅŸiminden hiç söz etmiyorum. Tamam, 8-0′ın affedilir bir tarafı yok, ama oyuncuların maç sonrası fotoÄŸraflarında gözlerine siyah bant çekmek hangi densizin fikri ola? Benim bildiÄŸim siyah bant tecavüz zanlılarının gözüne çekilir. Demek ki malum medya, BeÅŸiktaÅŸ’ın sekiz gol yemiÅŸ, moralman çökmüş oyuncularını sapıklarla bir tutuyor!

Neyse ki, BeÅŸiktaÅŸ ne sıfır puan çekmek, ne de havlu atmak niyetinde olduÄŸunu geçen çarÅŸamba günü cümle aleme gösterdi. Marsilya’nın hocası Gerets, maçtan önce Arsene Wenger’le ilgili olarak; ‘ Böyle bir laf ettiyse ayıp etmiÅŸ, BeÅŸiktaÅŸ Liverpool’u yendi, peki Liverpool zayıf bir takım mı?’ diyerek alicenaplığını bir kez daha kanıtladı. BeÅŸiktaÅŸ İnönü’de önceki maçlardan farksız olarak hırslı, mücadeleci oynadı, üstelik o akÅŸam tek amaç kazanmak deÄŸil, yeniden doÄŸmaktı. Tello ve Bobo’nun golleriyle kazanan siyah-beyazlılar için Porto deplasmanı final olacak. Åžahsi düşüncem, bu maçtan sonra herhalde herkesin aklına son saniyelerde yenen golle kaybedilen ilk Porto maçı gelmiÅŸtir. Gerçekten de çok iyi oynadığımız o maçı kazansaydık, Liverpool’dan deÄŸil 8, 18 tane yeseydik bile bizim için bir ÅŸey farketmeyecekti. Gruptaki tüm rakiplerini yenmiÅŸ bir takım olarak, son maça oldukça rahat gidecektik.

Sahi neden olmadı? Belki de hakem Stepanov’un elle kestiÄŸi topa penaltıyı çalsa, o maçın gidiÅŸi çok farklı olacaktı. Stepanov aynı hareketi Liverpool’a karşı Anfield’da da denedi, ama bu kez ‘yemedi’, hakem derhal penaltı noktasına gitti. Düşünüyorum da yenilince futbolcusuna tecavüzcü muamelesi yapan basınımız, Porto maçında penaltımıza tecavüz eden hakemi gözüne siyah bant çekip ifÅŸa etseydi, her sene başımıza böyle hakem rezaletleri gelir miydi?

Son sözü 11 Aralık’ta BeÅŸiktaÅŸlı futbolcular söyleyecek. Norveç maçından önce de dediÄŸim gibi, zor ama imkansız deÄŸil…

Çünkü en son umutlar ölür…